0216 526 34 04 - İşiniz 7/24 İşimiz info@sectorfiber.com

Server ve Network Odalarında Isı ve Havalandırma Planlaması

Server ve Network Odalarında Isı ve Havalandırma Planlaması

Server ve network odalarında sıcaklık, hava akışı, klima kapasitesi, rack yerleşimi, nem kontrolü ve yedek soğutma planlamasında dikkat edilmesi gerekenleri inceleyin.

Server ve network odalarında ısı ve havalandırma planlaması, aktif cihazların güvenilir ve uzun ömürlü çalışabilmesi için sistem odası tasarımının en önemli parçalarından biridir. Sunucular, switchler, firewall cihazları, UPS sistemleri, depolama üniteleri ve PoE switchler çalışma sırasında sürekli ısı üretir. Bu ısının kontrollü şekilde ortamdan uzaklaştırılmaması cihaz sıcaklıklarının yükselmesine, performans sorunlarına ve donanım arızalarına neden olabilir.

Sistem odasında yalnızca klima bulunması yeterli değildir. Klimanın kapasitesi, rack kabinetlerin yerleşimi, cihazların hava akış yönü, sıcak havanın odadan nasıl uzaklaştırıldığı ve ortam sıcaklığının nasıl takip edildiği birlikte değerlendirilmelidir. İyi tasarlanmış bir sistemde amaç yalnızca odayı soğutmak değil, soğuk havayı doğru noktaya ulaştırmak ve cihazlardan çıkan sıcak havayı tekrar cihaz girişlerine dönmeden uzaklaştırmaktır.

Server odasında ısı neden hızlı yükselir?

Elektrikle çalışan hemen hemen bütün aktif network ve server ekipmanları tükettikleri enerjinin önemli bölümünü ısıya dönüştürür. Birkaç switch bulunan küçük bir network odasında bu yük sınırlı olabilirken çok sayıda sunucu, storage ve UPS cihazının bulunduğu odalarda ısı üretimi oldukça yüksek seviyelere çıkabilir.

Sistem odaları genellikle küçük ve kapalı alanlar olduğu için üretilen ısı doğal yollarla kolayca dışarı atılamaz. Klima durduğunda oda sıcaklığı normal ofis alanlarına göre çok daha hızlı yükselebilir. Bu nedenle kritik sistem odalarında soğutma sürekli çalışan teknik altyapının bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

Klima kapasitesi yalnızca oda metrekaresine göre seçilmemelidir

Server ve network odalarında yapılan en yaygın hatalardan biri klima kapasitesinin yalnızca odanın büyüklüğüne göre belirlenmesidir. Normal bir ofiste metrekare hesabı önemli olabilir ancak sistem odasında asıl yük içeride çalışan elektronik cihazlardan kaynaklanır.

Sunucuların, switchlerin, UPS sistemlerinin ve diğer ekipmanların yaklaşık elektrik tüketimleri hesaplanarak toplam ısı yükü belirlenmelidir. Bunun üzerine aydınlatma, oda dışından gelen ısı ve gelecekte eklenecek cihazlar için uygun kapasite payı eklenebilir. Böylece soğutma sistemi gerçek teknik yük üzerinden boyutlandırılır.

Elektrik tüketimi ısı hesabında önemli bir göstergedir

Elektronik ekipmanların tükettiği enerji büyük ölçüde ortamda ısıya dönüşür. Bu nedenle rack kabinetlerdeki cihazların toplam watt değeri, soğutma ihtiyacının hesaplanmasında önemli bir başlangıç noktasıdır.

Örneğin sisteme yeni sunucular veya yüksek güçlü PoE switchler eklendiğinde yalnızca elektrik ve UPS kapasitesi artmaz; aynı zamanda klima üzerindeki ısı yükü de yükselir. Sistem odası büyütülürken enerji, UPS ve soğutma kapasitesi birlikte değerlendirilmelidir.

Rack kabinet yerleşimi hava akışına göre yapılmalıdır

Rack kabinetlerin odada rastgele boş bulunan noktalara yerleştirilmesi doğru değildir. Sunucuların büyük bölümü soğuk havayı ön taraftan alır ve sıcak havayı arka taraftan dışarı verir. Kabinetlerin yönü bu çalışma mantığına uygun olmalıdır.

Bir kabinetin sıcak hava çıkışının diğer kabinetin ön tarafına bakması, çıkan sıcak havanın tekrar cihazlar tarafından emilmesine neden olabilir. Birden fazla rack kullanılan sistem odalarında tüm kabinetlerin hava akış yönü mümkün olduğunca aynı düzen içerisinde planlanmalıdır.

Sıcak ve soğuk koridor mantığı nedir?

Büyük server odaları ve data centerlarda sıcak koridor ve soğuk koridor düzeni yaygın olarak kullanılır. Rack kabinetlerin ön yüzleri birbirine bakacak şekilde yerleştirildiğinde aradaki alan soğuk koridor olur. Kabinetlerin arka yüzleri ise sıcak havanın toplandığı sıcak koridoru oluşturur.

Bu düzen, klima tarafından üretilen soğuk hava ile cihazlardan çıkan sıcak havanın birbirine karışmasını azaltır. Küçük sistem odalarında tam ölçekli koridor mimarisi gerekmeyebilir ancak aynı prensip uygulanarak rack önlerinin soğuk, arkalarının sıcak bölge olarak düşünülmesi önemli fayda sağlar.

Sıcak havanın tekrar rack önüne dönmesi engellenmelidir

Soğutma sisteminin verimsiz çalışmasının temel nedenlerinden biri sıcak havanın rack arkasından çıkarak tekrar cihaz girişlerine ulaşmasıdır. Bu durumda oda termostatı uygun sıcaklık gösterse bile bazı cihazların giriş havası gereğinden sıcak olabilir.

Kabinetlerin üstü, yanları ve boş rack alanları sıcak hava geçişlerine neden olabilir. Büyük ve yoğun sistemlerde koridor kapama sistemleri kullanılabilir. Daha küçük sistemlerde ise rack yerleşimi, kör paneller ve doğru klima yönlendirmesiyle sıcak-soğuk hava karışımı azaltılabilir.

Boş U alanlarında kör panel kullanımı

Server kabinet içerisinde cihaz bulunmayan U alanlarının tamamen açık bırakılması, sıcak havanın arka taraftan ön bölüme dönmesine neden olabilir. Kör panel kullanılarak bu boşluklar kapatıldığında hava akışı daha kontrollü hale gelir.

Bu uygulama özellikle yüksek yoğunluklu server kabinetlerinde önemlidir. Network switchlerinin bulunduğu daha düşük yoğunluklu kabinetlerde ihtiyaç farklı olabilir ancak cihaz hava akışının nasıl çalıştığı yine kontrol edilmelidir.

Perfore rack kapakları neden önemlidir?

Server kabinetlerde hava giriş ve çıkışının rahat olması için yüksek oranda delikli ön ve arka kapaklar tercih edilir. Kapalı cam ön kapak veya yetersiz havalandırma açıklığı yüksek ısı üreten cihazlarda hava dolaşımını sınırlayabilir.

Network kabinetlerinde cihaz yoğunluğu düşükse farklı kapak yapıları kullanılabilir. Ancak çok sayıda switch, server veya yüksek güçlü ekipman bulunan kabinetlerde kapak konstrüksiyonu soğutma tasarımının bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

Kablo yönetimi hava akışını doğrudan etkiler

Rack kabinetin arka bölümünde gelişigüzel bırakılan patch cord ve enerji kabloları cihaz fanlarının hava çıkışını kapatabilir. Özellikle çok sayıda server bulunan kabinetlerde kablo yoğunluğu ciddi hava akışı problemi oluşturabilir.

Yatay ve dikey kablo organizerleri kullanılarak data ve enerji kabloları fan bölgelerinden uzak tutulmalıdır. Gereğinden uzun patch cordlar azaltılmalı ve kablo demetleri arka hava çıkışlarını tamamen kapatmayacak şekilde düzenlenmelidir.

PoE switchler de önemli miktarda ısı üretebilir

IP kameralar, access pointler ve IP telefonlar için kullanılan PoE switchler, standart switchlerden daha yüksek enerji tüketebilir. Çünkü cihaz kendi çalışmasının yanında bağlı uç cihazlara da güç sağlar.

Yüksek PoE bütçesine sahip birkaç switchin aynı kabinet içerisinde bulunması rack içerisindeki ısı yükünü artırabilir. PoE kapasitesi planlanırken yalnızca UPS ve enerji altyapısı değil, soğutma ihtiyacı da göz önünde bulundurulmalıdır.

UPS sistemleri de ısı üretir

UPS cihazları ve batarya sistemleri de sistem odasında ısı kaynağı oluşturur. Özellikle yüksek güçlü online UPS sistemleri, dönüşüm kayıpları nedeniyle sürekli ısı üretir. Büyük UPS cihazlarının serverlarla aynı küçük odada bulunması toplam soğutma ihtiyacını ciddi şekilde artırabilir.

Mümkün olan büyük projelerde UPS ve batarya sistemleri için ayrı teknik alan değerlendirilebilir. UPS sistem odasında kalacaksa oluşturduğu ısı klima hesabına mutlaka dahil edilmelidir.

Bataryalar yüksek sıcaklıktan olumsuz etkilenir

Yüksek sıcaklık yalnızca server ve switchleri değil, UPS bataryalarının kullanım ömrünü de etkiler. Bataryaların sürekli sıcak ortamda çalışması kapasite kaybını hızlandırabilir ve beklenen yedek çalışma süresinin azalmasına neden olabilir.

Bu nedenle UPS sistemlerinin bulunduğu odalarda sıcaklık kontrolü ayrıca önemlidir. Batarya üreticisinin önerdiği çalışma koşulları dikkate alınmalı ve sıcak hava doğrudan batarya kabinetlerine yönlendirilmemelidir.

Klima 7/24 çalışmaya uygun olmalıdır

Normal ofis klimaları çalışma saatleri içerisinde konfor amacıyla kullanılırken sistem odası kliması çoğu zaman günün 24 saati görev yapar. Bu nedenle seçilecek sistemin sürekli çalışma koşullarına uygun olması gerekir.

Ofis kapandığında veya hafta sonu geldiğinde server ve switchler çalışmaya devam eder. Merkezi bina kliması gece kapatılıyorsa sistem odası için bağımsız soğutma çözümü gerekebilir. Bu konu özellikle ofis binalarında sık gözden kaçırılır.

Yedek klima gerekli midir?

Kritikliği yüksek server odalarında tek klima önemli bir hata noktası oluşturabilir. Klima arızalandığında oda sıcaklığı kısa sürede kritik seviyelere çıkabilir. Bu nedenle 7/24 çalışan önemli sistemlerde yedek soğutma çözümü değerlendirilebilir.

İki klima kullanıldığında cihazlar sırayla çalıştırılabilir veya biri arıza durumunda otomatik olarak devreye alınabilir. Böylece her iki cihazın çalışma süresi dengelenir ve tek klima arızasının sistemi tamamen savunmasız bırakması önlenir.

Klimaların dönüşümlü çalışması avantaj sağlayabilir

Yedekli iki klima sürekli aynı sırayla çalıştırılmamalıdır. Bir cihaz sürekli çalışıp diğeri yıllarca yalnızca beklemede kalırsa çalışma saatleri arasında büyük fark oluşur.

Kontrol sistemiyle klimalar belirli periyotlarda dönüşümlü çalıştırılabilir. Aktif klima arızalandığında diğer cihaz otomatik devreye girebilir. Kritik sistem odalarında bu tür kontrol yapıları enerji sürekliliği kadar önemli hale gelebilir.

Sıcaklık sensörü klima termostatından farklıdır

Klima üzerinde görülen oda sıcaklığı, rack içerisindeki gerçek cihaz giriş sıcaklığını göstermeyebilir. Klima sensörü odanın serin bir noktasında bulunurken üst rack seviyelerinde sıcaklık daha yüksek olabilir.

Bu nedenle sistem odasında bağımsız sıcaklık sensörleri kullanılması faydalıdır. Sensörlerden biri racklerin ön hava giriş bölgesine, gerektiğinde diğeri arka sıcak hava bölgesine yerleştirilebilir. Böylece gerçek çalışma koşulları daha doğru izlenir.

Rack içerisinde sıcaklık yukarı doğru artabilir

Sıcak hava yükseldiği için yüksek kabinetlerin üst bölümleri alt bölümlere göre daha sıcak olabilir. Özellikle oda içindeki hava dolaşımı yetersizse üst U seviyelerinde bulunan cihazlar daha yüksek giriş sıcaklığıyla çalışabilir.

Bu nedenle tek bir oda sensörü yerine farklı yüksekliklerde ölçüm yapılması yararlı olabilir. Yoğun sistemlerde rack başına sıcaklık sensörü kullanılarak sıcak nokta oluşan kabinetler hızlı şekilde tespit edilebilir.

Sıcaklık alarm sistemi kurulmalıdır

Kritik server ve network odalarında yalnızca sıcaklığı göstermek yeterli değildir. Belirlenen eşik aşıldığında teknik ekibe otomatik bildirim gönderilmesi gerekir.

SNMP, e-posta veya farklı alarm sistemleri üzerinden yüksek sıcaklık uyarıları alınabilir. Böylece klima arızası teknik personel tarafından fiziksel kontrole kadar fark edilmeden saatlerce devam etmez. Erken bildirim, cihazların kritik sıcaklıklara ulaşmadan müdahale edilmesini sağlar.

Nem seviyesi de takip edilmelidir

Nem kontrolü, server ve network odalarında sıcaklık kadar göz önünde bulundurulması gereken çevresel faktörlerden biridir. Aşırı yüksek nem elektronik bileşenlerde korozyon ve yoğuşma riskini artırabilir.

Çok düşük nem ise statik elektrik oluşumunu kolaylaştırabilir. Bu nedenle sıcaklık ve bağıl nem aynı sensör sistemi üzerinden takip edilebilir. Kritik yapılarda eşik dışına çıkıldığında alarm üretilmesi faydalıdır.

Klima hava üfleme yönü doğru olmalıdır

Soğuk havanın yalnızca odanın üst kısmında dolaşması veya doğrudan rack arka tarafına üflenmesi istenen sonucu vermeyebilir. Soğuk hava mümkün olduğunca cihazların hava girişlerinin bulunduğu ön bölüme ulaşmalıdır.

Klima iç ünitesinin konumu rack yerleşimiyle birlikte değerlendirilmelidir. Çok güçlü hava akışının doğrudan tek bir kabinet noktasına verilmesi de dengeli soğutma sağlamaz. Amaç odanın tamamında kontrollü dolaşım oluşturmaktır.

Duvar tipi klima her sistem odası için yeterli olmayabilir

Küçük ve orta ölçekli network odalarında uygun kapasitede split klima yeterli olabilir. Ancak yüksek yoğunluklu server odalarında hassas kontrollü iklimlendirme veya daha profesyonel soğutma sistemlerine ihtiyaç duyulabilir.

Hangi çözümün kullanılacağı rack başına güç yoğunluğu, oda büyüklüğü, yedeklilik ihtiyacı ve işletmenin kesinti toleransına göre belirlenmelidir. Her sistem odasına aynı tip klima çözümünü uygulamak doğru değildir.

Hassas kontrollü klima ne zaman değerlendirilir?

Yüksek kapasiteli ve 7/24 kritik çalışan server odalarında hassas kontrollü klima sistemleri daha kararlı sıcaklık ve nem yönetimi sağlayabilir. Bu sistemler standart konfor klimalarına göre sürekli teknik yükler için tasarlanabilir.

Data center veya yüksek güç yoğunluklu server alanlarında hassas klima, sıcak-soğuk koridor ve kontrollü hava dağıtımı birlikte uygulanabilir. Küçük network odalarında ise bu seviyede bir altyapı ekonomik olarak gerekli olmayabilir.

Yükseltilmiş döşeme her zaman gerekli değildir

Geçmişte birçok server odasında soğuk hava yükseltilmiş döşeme altından rack önlerine ulaştırılırdı. Bu yöntem halen bazı veri merkezi tasarımlarında kullanılabilir ancak her sistem odası için zorunlu değildir.

Küçük ve orta ölçekli yapılarda doğru rack yerleşimi ve üstten kablo yönetimiyle etkili soğutma sağlanabilir. Yükseltilmiş döşeme kararı kablo yoğunluğu, hava dağıtım yöntemi ve projenin genel ölçeğine göre verilmelidir.

Taze hava ile klima aynı şey değildir

Server odasının soğutulmasıyla havalandırılması farklı konulardır. Klima odadaki havayı soğutup döndürürken her sistem taze hava beslemesi sağlamaz. Odanın kullanım şekline göre kontrollü havalandırma ihtiyacı ayrıca değerlendirilebilir.

Bununla birlikte dışarıdan kontrolsüz şekilde sıcak veya nemli hava alınması sistem odasında yeni sorunlar oluşturabilir. Taze hava gereksinimi bina mekanik tesisat projesiyle birlikte ve filtreleme koşulları dikkate alınarak planlanmalıdır.

Toz kontrolü aktif cihazlar için önemlidir

Yoğun toz bulunan ortamlarda server ve switch fanları tozu cihaz içerisine çekebilir. Zaman içerisinde soğutucu yüzeylerde ve fanlarda biriken toz hava akışını azaltarak cihaz sıcaklıklarını yükseltebilir.

Sistem odasının kapısı gereksiz yere açık tutulmamalı ve oda depo veya temizlik alanı olarak kullanılmamalıdır. Endüstriyel tesislerde gerekiyorsa filtreli hava çözümleri ve daha kontrollü kabinet yapıları kullanılabilir.

Sistem odası depo olarak kullanılmamalıdır

Karton kutular, yedek malzemeler ve farklı eşyaların sistem odasında depolanması hava dolaşımını bozabilir ve yangın yükünü artırabilir. Rack önlerinin veya klima hava yollarının malzemelerle kapatılması soğutma performansını düşürür.

Sistem odası mümkün olduğunca yalnızca teknik altyapıya ayrılmalıdır. Bakım için gerekli küçük yedek parçalar bulunacaksa bunlar hava dolaşımını ve cihaz erişimini engellemeyecek kontrollü dolaplarda tutulabilir.

Klima drenajı risk oluşturabilir

Klima soğutma sırasında yoğuşma suyu üretir ve bu su drenaj hattıyla odadan uzaklaştırılır. Drenaj hattındaki tıkanma veya bağlantı problemi suyun sistem odasına akmasına neden olabilir.

Klima iç ünitesi ve drenaj güzergâhı mümkün olduğunca rack kabinetlerin üzerine su akıtmayacak şekilde planlanmalıdır. Kritik odalarda su kaçak sensörü kullanılması, drenaj veya başka bir tesisat probleminde erken alarm alınmasını sağlayabilir.

Elektrik kesintisinde klima ne olur?

UPS sistemleri genellikle server ve network cihazlarını belirli süre çalıştırırken klimalar yüksek güç tüketimleri nedeniyle aynı UPS üzerinden beslenmeyebilir. Elektrik kesintisi uzadığında cihazlar çalışmaya devam ederken soğutma durmuş olabilir.

Bu durum özellikle jeneratör devreye girene kadar veya uzun UPS sürelerinde sıcaklık artışına neden olabilir. Kritik sistemlerde jeneratör altyapısının klima sistemini de destekleyip desteklemediği kontrol edilmelidir.

Jeneratör kapasitesi soğutmayı da kapsamalıdır

Jeneratör yalnızca server ve network cihazlarının toplam tüketimine göre seçilirse elektrik kesintisinde klima devre dışı kalabilir. Uzun süreli kesintilerde aktif cihazların ürettiği ısı nedeniyle sistem odası çalışmaya devam edemeyebilir.

Bu nedenle kritik tesislerde jeneratör yük hesabına sistem odası soğutması da dahil edilmelidir. Soğutma sistemi olmadan yalnızca elektronik cihazları beslemek uzun süreli enerji sürekliliği sağlamaz.

Cihazların sıcaklık değerleri takip edilmelidir

Oda sıcaklığının yanında switch, server ve storage sistemlerinin kendi sıcaklık sensörleri de takip edilebilir. Bir cihaz diğerlerinden sürekli daha sıcak çalışıyorsa sorun genel oda sıcaklığından değil, rack içi hava akışından kaynaklanıyor olabilir.

Yönetilebilir network ve server ekipmanları SNMP veya üretici yazılımları üzerinden sıcaklık bilgisi sunabilir. Bu veriler çevresel sensörlerle birlikte değerlendirildiğinde sıcak noktanın kaynağı daha kolay bulunabilir.

Rack yoğunluğu dengeli dağıtılmalıdır

Tüm yüksek güçlü serverların tek kabinet içerisinde toplanması o rackte çok yüksek ısı yoğunluğu oluşturabilir. Odanın toplam klima kapasitesi yeterli olsa bile belirli bir rackin önüne yeterli soğuk hava ulaşmayabilir.

Rack başına güç yoğunluğu dikkate alınarak cihazlar gerektiğinde daha dengeli dağıtılabilir. Yüksek yoğunluklu kabinetler için ek hava yönlendirmesi veya özel soğutma çözümleri değerlendirilebilir.

Soğutma kapasitesinde gelecek payı bırakılmalıdır

Sistem odaları zaman içerisinde yeni server, switch ve storage cihazlarıyla büyür. İlk gün tam kapasite çalışan klima sistemi, birkaç yeni cihaz eklendiğinde yetersiz hale gelebilir.

Bu nedenle soğutma planında gelecekteki güç artışı dikkate alınmalıdır. Ancak gereğinden aşırı büyük klima seçmek de verimlilik ve kontrol açısından doğru olmayabilir. Gerçekçi büyüme senaryosuna göre kapasite planlaması yapılmalıdır.

Periyodik klima bakımı ihmal edilmemelidir

Klima filtreleri ve iç-dış ünite bakımları düzenli yapılmadığında soğutma kapasitesi düşebilir. Sistem çalışıyor görünmesine rağmen hava debisi azalabilir ve enerji tüketimi artabilir.

Sistem odası klimaları kritik altyapı olarak değerlendirilerek periyodik bakım planına dahil edilmelidir. Yedek klima bulunuyorsa onun da yalnızca beklemede bırakılmayıp düzenli olarak test edilmesi gerekir.

Havalandırma ve ısı planında sık yapılan hatalar

Klima kapasitesini yalnızca metrekareye göre seçmek, racklerin sıcak hava çıkışlarını birbirine bakacak şekilde yerleştirmek ve kabinet arkasını kablo yığınlarıyla kapatmak sık yapılan hatalardır. Tek klima bulunan kritik bir sistemde arıza alarmı olmaması da önemli risk oluşturur.

UPS ve PoE switchlerin oluşturduğu ısının hesaba katılmaması, sıcaklık sensörünün yalnızca klimanın yanında bulunması ve klima drenajının racklerin üzerinden geçirilmesi de uygulamada karşılaşılan diğer problemlerdir. Soğutma planlaması oda, cihaz ve enerji altyapısıyla birlikte ele alınmalıdır.

Profesyonel ısı ve havalandırma planı nasıl hazırlanır?

İlk aşamada sistem odasındaki mevcut ve planlanan cihazların toplam güç tüketimi belirlenir. Rack kabinetlerin konumu, cihazların hava akış yönü ve odadaki sıcak-soğuk bölgeler değerlendirilir. Ardından uygun klima kapasitesi ve gerekli yedeklilik seviyesi belirlenir.

Sıcaklık ve nem sensörleri, alarm sistemi, klima drenajı ve jeneratör beslemesi de aynı plan içerisinde değerlendirilmelidir. Sistem devreye alındıktan sonra farklı rack seviyelerinde sıcaklık ölçülerek gerçek hava dağılımı kontrol edilmelidir.

Sector Fiber tarafından gerçekleştirilen sistem odası ve network altyapısı projelerinde rack kabinet yerleşimi, kablo yönetimi, UPS yükü ve aktif cihaz yoğunluğu soğutma gereksinimiyle birlikte değerlendirilir. Böylece yalnızca cihazların yerleştirildiği değil, çalışma koşulları kontrol altında tutulan daha sürdürülebilir teknik alanların oluşturulması hedeflenir.

Server ve network odalarında doğru ısı yönetiminin temelinde gerçek cihaz yüküne göre klima kapasitesi, doğru rack yönü, kontrollü sıcak-soğuk hava akışı, kablo düzeni, sıcaklık-nem takibi ve yedek soğutma planı bulunur. Bu unsurlardan birinin eksik olması diğer soğutma yatırımlarının verimini azaltabilir.

İyi planlanmış bir sistem odasında sıcaklık yalnızca klima kumandasındaki değerden ibaret değildir. Rack içerisindeki gerçek cihaz koşulları sürekli izlenir, sıcak hava kontrollü biçimde uzaklaştırılır ve yeni cihazlar eklendiğinde soğutma kapasitesi yeniden değerlendirilir. Bu yaklaşım network ve server altyapısının uzun yıllar daha güvenilir ve kararlı biçimde çalışmasına yardımcı olur.

Kaydır